TÜRKMÜSÜN.NET/OSMANLI PADİŞAHLARI
SULTAN İKİNCİ ABDÜLHAMİD
(1876 -1909)

Babası : Sultan Abdülmecid
Annesi : Tirimüjgân Sultan
Doğduğu Tarih : 21 Eylül 1842
Padişah Olduğu Tarih : 31 Ağustos 1876
Tahttan İndirildiği Tarih : 27 Nisan 1909
Öldüğü Tarih : 10 Şubat 1918
Saltanatı : 1876- 1909
Sultan Abdülhamid, otuz dördüncü padişah olarak Osmanlı
tahtına çıktı. Sarayda rahat bir şehzadelik dönemi geçirmişti. Zamanının en
güçlü hocalarından, Farsça, Arapça, Fransızcayı okuyup yazacak ve rahat
konuşacak derecede öğrenmişti. Fransız ve İtalyan hocalardan da müzik dersleri
almıştı. Tarihe çok meraklı idi.
Sultan Abdülhamid, saltanatı oldukça karışık bir dönemde teslim almıştı ve
meşrutiyet idaresini ilan edeceğine söz vererek padişah olmuştu. Batılı
Devletler, Sırbistan ve Karadağ meselesi için İstanbul “Tersane Konferansı”nı,
İstanbul’da toplamayı başarmışlar, fakat bir sonuç alamamışlardı. Yine aynı gün
devletin ilk Anayasası Kanunî Esasi ve Meşrutiyet ilan edilmişti. 19 Mart
1877’de ilk Meclis-i Mebusan açılmıştı.
Meşrutiyet idaresinin 5. gününde, tarihimizde 93 harbi olarak bilinen 1877
Osmanlı-Rus harbi başlamıştı. Rusya, Devleti 2 cephede birden savaşmaya
zorlamıştı. Ruslar Ayastefanos (Yeşilköy) kadar gelmişler ve aynı isimli
mütareke imzalanmıştı. Savaş, Berlin antlaşması ile sona erdi. Batılı Devletler
imparatorluğun doğu topraklarının paylaşılması “Taksim Projelerini” uygulamaya
koyabilecekleri fırsatı elde etmiş oldular. Kıbrıs Adası üs olarak İngiltere’ye
verilmiş, artan malî sıkıntı, alınan borçların faizlerinin ödenememesi, Muharrem
Kararnamesi’nin ilanı ve Duyunu Umumiye’nin kurulması ile Devletin malî kontrolü
de bir bakıma batılı devletlerin kontrolüne girmişti. İngiltere, Berlin sistemi
ile politikasını değiştirmiş, denge politikasının yerine Osmanlı Devleti’nin bir
an önce parçalanması stratejisini uygulamaya koymuş. Kıbrıs’tan sonra Mısır’ı
kontrolüne almıştı.
Batılı devletler, Osmanlı Devleti’ni parçalamak, onu güçsüz bırakmak, Anadolu’da
kendi kontrollerinde toprak parçaları oluşturmak için “Ermeni Sorunu”nu ortaya
çıkarmışlardı. Bu dönemde birçok yerde isyanlar olmuş, padişahın arabasına bomba
koyacak cesareti bile göstermişlerdi. Abdülhamit'in güçlü politikası ile kontrol
daima devletin elinde olmuştu.
Sultan Abdülhamid ortadan biraz uzunca boylu, esmere yakın tenli, uzunca
burunlu, ela gözlü, hafif kıvırcık sakallı idi. Güçlü zekası ile kendisini
kültürlü olarak yetiştirmişti. Çok güçlü bir hafızaya sahipti. Bir gördüğünü bir
daha unutmazdı. Açık net bir konuşma yapısı vardı. En önemli özelliklerinden
biri, kendisine anlatılanları uzun müddet sabırla dinlemesi idi.
Çalışmayı çok sever, kendisini devlet işlerinde görevli sayar, çalışma saatleri
dışında usta bir marangoz olarak atölyesinde çalışırdı. Kültüre büyük önem
vermiştir. Üniversite, Güzel Sanatlar Akademisi, vilayetlere liseler, kazalara
ortaokullar, köylere ilkokullar, kız meslek, Ziraat ve Ticaret, Darüşşafaka,
Dilsiz ve Körler okullarını yaptırdı. Şişli Etfal Hastanesi, Darülaceze toplumun
sosyal açıdan korunmasını sağlayan kurumlardı.
Devrinin en kıymetli alimlerinde, çok iyi bir tahsil yaptı.
Kuvvetli bir hafıza ve basirete sahipti. Gayet güzel ve düzgün konuşurdu. Dehâ
derecesinde bir siyasete sahipti. Ayni zamanda çok cesur bir padişahtı. Spor
yapmaktan hoşlanırdı. Gayet güzel silah ve kılıç kullanırdı. Son derece takva
idi. Tasavvufa ait geniş bilgisi vardı.
Padişahlığı zamanında yıkılmak üzere olan devleti ayakta tutacak en iyi tedbir
ne ise onları hiç tereddüt etmeden yerine getirdi ve devletin yıkılmasını tam 33
sene geciktirdi. Devrinde yapmış olduğu isleri, bazı aydın geçinen tabaka hariç,
herkes takdirle karşılıyordu. Aleyhine her türlü iftiralar en kötü isnatlar
uyduruluyor ve Avrupa devletlerinin himayesinde yasayan çeyrek aydın bile
olamayanlar gazetelerinde, durmadan bu iftira ve isnatları yazıyorlardı. Hiç
yılmadan ve bıkmadan, Devlet-i Aliyyeyi 33 sene idare etti. Dünya savasının
çıkacağına inanıyor, çıktığında ise Osmanlı Devletini kurtaracak şeyin, ancak
denizlerde kuvvetli bir devletin yanında savaşa katılmak olduğunu düşünüyordu.
Tahttan indirildiğinden hemen sonra bu görüsünün tam zıddı yapılmış koca devlet
de tamamen yıkılmıştı.
Prens Bismark'a göre 100 gram aklin 90 gramı Abdülhamid Han'da, 5 gramı
kendisinde, 5 gramı da diğer siyasîlerdedir.
En büyük talíhsizliği devleti en kötü şartlar altında eline almış olmasıdır.
Tahttan indirildikten sonra zaman ilerledikçe, aleyhinde olup da pişman olmayan
hemen hemen kalmamış gïbiydi.Son derece dindar ve namuslu idi. Zevk ve sefaya
düşkün değildi. Abdestsiz olarak hiç bir devlet isine imza atmadığı meşhurdur.
1908 senesinde düzmece bir irtica olayını bahane ederek tahttan indirdiklerinde
yüksek bir velî derecesinde olan Büyük Hakan : "Bu Cenabı Hakkin takdiridir."
diyerek elinde muazzam kuvvetler olduğu halde müdahale bile etmeden tahtını terk
etmiştir. Tahttan indirilmesinde birinci derecede Yahudilerin rolü vardı. Çünkü
daha o zamanlar Yahudiler Filistin'den toprak istemişler, Sultan Abdülhamidde
reddetmişti.
Siyasî ve diplomatik hadiselerin en Cok olduğu devir şüphesiz Abdülhamid Han
devridir. Bu büyük padişaha, bütün tarihî hakikatler ortaya çıkmış olmasına
rağmen, hala iftira edenlere rastlamak mümkündür.
Tahta çıktığında, amcası Sultan Abdülaziz' in intihar edip etmediğini tespit
etmek için bir mahkeme kurdurmuş ve kurulan bu mahkemede; Hüseyin Avni, Mithat
Pasa ve daha bazılarının öldürttüklerini tespit etmiş, bunun üzerine Mithat
Paşanın idam edilmesini, Gazi Osman Pasa ve Ahmed Cevdet Pasa gibi büyük dahiler
bile istemiş olmalarına rağmen idam cezasını müebbet hapse çevirmiştir.
Yeryüzünün son bağımsız Müslüman Türk Devletinin Hükümdarı Íkinci Abdülhamid'e
Cuma selâmlığında camiden çıkarken atılan bombanın fitilini bir şahıs değil,
koca bir ehlisalip cephesi ateşlemişti. O gün gaflet içinde bulunan bazı
aydınlarımız, bu arada sâir Tevfik Fikret suikastçının Sahsında ehlisalip
cephesine kasîde yazıyorlardı. Çocuğu Halûk'a verdiği terbiye ile onu ancak
papaz yapabilen bir sâirin bu açık ihanet vesikası çok acıdır.
Abdülhamid neler yapmıştır:
Polis teşkilâtını geliştirdi. Komiserlik ve bas komiserlik makamlarını ihdas
etti. Savcılık müessesesini kurdu. Ceza ve Ticaret usulü kanunlarını çıkarttı.
Askerï dikimevleri, tersaneler, ferhaneler kurdurdu. Ístanbul, Ízmir limanlarını
tesis etti. Taht'a çıktığı zaman 252 milyon altın borcumuzu taht'ı bıraktığında
30 milyon altına indirdi. Hareke Hali ve Dokuma, Beykoz Deri, Yıldız Çini,
Cibali Tütün, Yedikule Íplik ve Havagazı, Kireç burnu Tuğla, Çubuklu Cara,
İstinye Buz Fabrikalarını isletmeye açtı. Ziraî alanda haralar, örnek
çiftlikleri tesis etti; Ziraat, Baytar, İpek böcekçilik, Halkalı Ziraat, Orman
ve Maden, Ticareti Bahriye, Mülkiye, Hukuk, Sanayim Nefise, Tıbbiye, Ticaret ve
Hendesem Mülkiye, Darp'ı-muallim, Därülfünûn gibi her dereceden okulları açtırdı
ki bugün hepsi kullanılmaktadır. Köylerdeki ilkokulların dışında 300 tane
ortaokul açtırdı ki bu okullarda yabancı dillere kadar birçok yeni dersler
okutuluyordu. Arkeoloji, Askerî Müze, Yıldız Müzesi, Yıldız ve Beyazıt
Kütüphaneleri yine o devirde acildi. Guruba Hastanesi, Hamiciye Etfal Hastanesi,
Yıldız Askerî Hastanesi o devirde hizmete girdi. Kuduz Müessesesi o devirde
açıldı, bugünkü Darülâceze vime o devirde hizmete girdi. o Hamiciye çeşmeleri ve
Termos Su Şirketini yine Abdülhamit kurdurdu ve Kirkçesme ile Halkalı Sularının
Islahı yine Abdülhamid'e nasip oldu.
Tahttan indirildikten sonra Selãnik'e sürülmüş, bir çok işkenceler yapılmış ve
Selânik'in düşman işgali altında kalma ihtimali çıkınca Ístanbul'a Beylerbeyi
Sarayı'nda oturmaya mecbur edilmiştir. Büyük Hakan 1918 senesinin 10 Şubat'ında
bu sarayda hayata gözlerini yummuş, Divan yolu'ndaki Sultan Mahmud türbesine,
amcası Sultan Abdülaziz ile dedesi İkinci Mahmur'un yanına defnedilmiştir.
Vefatında 75 yasini 4 ay geçiyordu. Cenazesinde en hareketli aleyhtarları bile
ağlamışlardır. (Allah rahmet eylesin).
Erkek çocukları : Mehmet, Selim, Abdülkadir, Ahmed Nuri, Mehmet Burhaneddin,
Abdürrahim, Ahmed Nureddin, Mehmet Ãbid, Ahmed.
Kız çocukları : Ulviye Sultan, Zekiye Sultan, Naime Sultan, Naile Sultan, Ayse
Sultan, Refia Sultan, Sadiye Sultan.