I. Dünya Savaşı sonrası Çukurova bölgesi, Osmanlı topraklarının pek çoğu gibi daha önce İtilaf devletlerinin aralarında yaptıkları gizli antlaşmalara istinaden emperyalist amaçları doğrultusunda paylaşılmıştı. Çukurova bölgesindeki pamuk üretimi ve Toros Dağları ile Musul arasındaki demiryoluna tek başlarına hakim olmak isteyen Fransızlar bu amaçla, Toroslar'ı da aşarak Pozantı'ya yerleşmişlerdi. Böylece, bölge halkı da kendi topraklarını savunmak amacıyla harekete geçmişti. Bu doğrultuda hareket eden Çukurovalılar önce İstanbul'da Kilikyalılar Cemiyeti'ni kurarak resmen işgale karşı koydular.
İşgale karşı sessiz kalmayı düşünmeyen halk teşkilatlanmanın zorunluluğunu daha önceden farketmiş ve İstanbul'da Çukurovalı Türkler, 20 Kasım 1918'de bir araya gelerek uzun müzakerelerden sonra 21 Aralık 1918'de bu cemiyeti kurdular . Ayrıca bu cemiyetin kuruluşunda ve teşkilatlanmasında Ali Fuat Paşa'nın yardımları da olmuştur.
Çukurovalılar önceleri; tarihi, hukuki ve sosyal delillere dayanarak haklarını alma teşebbüslerine giriştiler. Bunun içinde İstanbul'da bu cemiyeti kurarak Fransız işgaline karşı durmak istediler. Ayrıca Ermeni idaresinin kurulmasına engel olmaya çalıştılar.Fakat çeşitli teşebbüslerden bir sonuç alamayan ve hükümetten de beklediğini bulamayan yöre halkı, kendi kendini korumaya ve vatanını savunmaya karar verdi .
Kilikyalılar Cemiyeti'nin idare heyeti şunlardan oluşmaktaydı: Başkan olarak sabık Senato Başkanı Menemenlizade Rifat ve üyeliklere de, Menemenlizade Nabi, eski Bayındırlık Bakanı Ali Münif Yeğenağa, Halep Milletvekili Ali Cenani, sefirlerden Rüstem Beyleri seçtiler . Daha sonra bu yönetim kurulundan bazı üyelerin Malta'ya sürgün olarak gönderilmesine rağmen, çalışmalarına ara vermeden devam etmişlerdi .
Mondros Mütarekesi maddeleri gereğince Adana'da Mustafa Kemal'in komutasındaki Yıldırım Orduları'nın dağıtılması ve Çukurova'nın işgali üzerine, İstanbul'da kurulan Kilikyalılar Cemiyeti Adana, İçel, Maraş, Antep, Antakya, İskenderun, Belen, Reyhanlı Türklerini temsil etmek ve işgale uğrayan Güney Anadolu topraklarında yaşayan ve yüzde doksanı Türk olan insanların haklarını savunmak, içten ve dıştan yardım sağlamak amacıyla çalışmalara başlamıştı . Bu cemiyet, İstanbul'da kurulmasına rağmen, yayın yolu ile bölgedeki Fransız işgaline ve Kilikya Ermenistanı kurulmasına mani olmak istiyor ve ayrıca bölgede silahlı mücadeleyi başlatmak amacındaydı .
Diğer taraftan Kilikyalılar Cemiyeti'nin tüzüğünde; Adana, İçel, Maraş,Antep ve şimdiki Hatay bölgesinin %90 nisbetinde Türk olduğunu buraların Osmanlı Devleti'nden hiç bir zaman ayrılmayacağı; il ve sancak merkezlerinde, yedişer kişilik idare heyeti kurulacağı belirtiliyordu .
Bu cemiyetin kuruluş amacı ise; Adana ve çevresinin Fransız ve Ermenilere verilmesine engel olmaktı. Bu gaye ile önce fikir ve daha sonra ise silahlı mücadelede bulunmaya ve Ermeni çetelerinin bölgede yapacağı mezalime mani olmak için çaba sarfetmiştir. Ermenilerin zaman zaman yaptıkları propagandalar ile Adana ve çevresinde yaşayan Ermenilerin nüfus olarak Türklerden fazla olduğu iddiaları ile, müstakil bir Ermeni Krallığı kurma girişimlerinin boşa çıkarılmasında büyük payı olan cemiyet, yayınları ile haklı davasını anlatmaya çalışmıştı . Bütün bunlara rağmen, propaganda ve faaliyetlerini sürdürmeye devam eden bu cemiyet silahlı mücadele içinde gerekli çabayı göstermiş ve Millî Mücadele'ye faydalı olmaya çalışmıştır. Zira Kilikyalılar Cemiyeti'nin İstanbul'da kurulmuş olması, Adana eşrafından bir çok kimsenin de İstanbul'da bulunması ile millî hakların gerektiğinde daha iyi bir durumda savunulacağı ihtimalinden ileri gelmiştir. Fakat ne yazık ki, Kilikyalılar Cemiyeti aktif ve müessir bir rol oynayamamıştır .
İstanbul'da yaşayan Çukurovalılar tarafından bir Kilikyalılar Cemiyeti oluşturulmasına rağmen neticeye gidilememişti. Mücadeleyi uzaktan idare etmek ve sonuçlandırmak oldukça zordu. Bunun için mücadelenin yerinde yapılmasına gerek duyulmaktaydı. Bölgede başlayacak millî hareketlerin merkezinin yörede olmasında fayda olduğu anlaşılmıştı. Böylece mahalli kurtuluş hareketleri arasında bir bağlantı kurularak, başarıya ulaşılabilirdi.
Copyright © ||TürkRuhu.Net ||Atatürkçülük,Türkçülük,Türk Kültürü,Türk Tarihi,Türk Dili,Türk Milleti Tüm hakları saklıdır.