Bugünlerde en çok tartışılan kelimelerden biri de ATATÜRKÇÜLÜK'tür... Sağcısı, solcusu, dincisi, Amerikancı veya Avrupa Birliği uşağı, hatta vatan haini çoğu kimse kendisini ATATÜRKÇÜ saydığı gibi, başkalarının da ATATÜRKÇÜ'lüğünü beğenmeme hakkını kendinde görmektedir... Bu kişilerin herbirinin kendine göre öyle bir ATATÜRKÇÜLÜK tanımı vardır ki, gerçek ATATÜRK onları duysaydı, hiç durmaz Hergele Meydanı'nda sallandırırdı!.. Yine de bu kişiler kendi tariflerine uymayan diğer tanımları ATATÜRKÇÜ olmamakla suçlamaktan kaçınmaz.
Durum öyle komik bir hal almıştır ki; herkesin elinde bir ATATÜRK kuklası... ve bu kuklacıların, başkalarındaki kuklalar kendilerinkine benzemediği için, kuklaları kapıştırdıkları bir KARAGÖZ OYUNU!... İşte sürüp giden budur.
Bu kişiler son zamanlardaki AB'ci ve IMF'ci politikaları ile ATATÜRK'ü unutturma çabasına da girmişlerdir.
Bütün bunların temelinde ATATÜRK'ün ve ATATÜRKÇÜLÜK tavrının ne olduğunu bilmemek yatmaktadır.
ATATÜRK bu ülkenin gelmiş geçmiş insanlarının en önemlilerinden biridir, belki de en önemlisidir. Gün geçtikçe önemi artan bir kişiliktir. Öyle olduğu için de ATATÜRKÇÜ olmak gerekir.
ATATÜRKÇÜ olmak, "ülkeye ondan daha çok hizmet eden, insanımızı ondan daha iyi tanıyan ve meselelerimizi ondan daha iyi teşhis edip, ondan daha iyi çözümler bulan birisi çıkana kadar; ATATÜRK'ün doğrularını uygulamak" demektir.
Yoksa onu bir mitoloji kahramanı gibi putlaştırırsanız; ATATÜRKÇÜLÜK sadece resimler, heykeller ve belirli günlerde o heykeller önünde yapılan anlamsız törenlere indirgenirse; bu, bayramdan bayrama giyilen smokin gibi "gardırop atatürkçülüğü" olur.
Bir insanı ne kadar beşeri yönlerinden ayırırsanız, onu o kadar putlaştırırsınız. Putlaştıkça da anlaşılmaz olur. Sözleri, hedefi bilinmedğinden herkes kendi yaptığını ona bağlar, neticede şimdi içinde bulunduğumuz durum ortaya çıkar.
Mesele, ATATÜRK'ü gerçek yüzüyle, olduğu gibi, bir İNSAN olarak tanımak ve onu anlamaya çalışmaktan ibarettir.
Bizce ATATÜRK çok büyük bir insan, büyük bir asker, dahi bir siyasetçi ve başarılı bir iktisatçıdır. Ama MEVLANA, HACI BEKTAŞ, FATİH, YAVUZ ve daha niceleri gibi nihayet bir İNSAN'dır. Yüce meziyetlerinin yanısıra, beşerî zaafları vardır. Kusurları, hataları vardır ve ATATÜRK bunlarla tanınmak durumundadır.
Ancak biz bu sitede ATATÜRK'ün beşer yönüyle FAZLA ilgilenmeyeceğiz. Onu hatalarıyla ve başarılarıyla değerlendirmek gibi çok derin bir araştırma isteyen çalışmayı, ileriye bırakacağız.
Biz bu sitede onu ne putlaştırıp göklere çıkartacağız, ne de bir-iki yanlışını bahane ederek yerin dibine batıracağız. Sadece, kendinden sonra bunca politikacı tanımamıza rağmen; hiç birinin, bırakın yenisini daha iyisini söylemek, anlamayı bile beceremediği TESPİTLERİ'ni, FİKİRLERİ'ni inceleyeceğiz.
ATATÜRK'ün değerini idrak etmek için, aradan yarım yüzyıl geçmesine rağmen, önemini kaybetmeyen bu GÖRÜŞLERİ'ne bir göz atmak bile yeter!..
Ne var ki, şimdiye kadar ATATÜRK'ün "Bir TÜRK dünyaya bedeldir" gibi tartışma yaratmış sözleri hep vecize olarak ortaya atılmıştır da, en önemli ifadeleri hemen hiç bir kitapta yer almamıştır, hiç bir bayram radyodan okunmamıştır. Bu konuya son 30 yılda ilk ve tek temas eden Attila İlhan'dır, onun eseri "Hangi ATATÜRK?"tür. Çok şükür 1990'dan sonra bir-iki yazar, üç-beş kitap daha çıktı da, ATATÜRK'ün gerçek yüzünü görmeye başladık.
Ama yetmez!.. Adına bunca dernek, bunca enstitü kurulmuş bu insan, öyle "atatürk ilke ve devrimleri" gibi basma kalıp ifadelerle, birbirinin tekrarı kitaplar ile kolay anlaşılamaz. Hele ki, içi boşaltılmış 6 OK ile ATATÜRK kavranamaz!
Biz işte bu kavram kargaşasını ve "ATATÜRKÇÜLÜK" muammasını bir ölçüde çözebilmek için; onun sözlerinden, ONUN şimdiye kadar işlenmemiş FELSEFESİ'ni çıkartmaya çalışacağız...Naklettiğimiz SÖZLER onun, "açıklamalar" kısmındaki YORUM bizimdir.
Bu felsefenin TÜRK DEVLETİ'ne ve TÜRK MİLLETİ'ne en uygun felsefe olduğuna inanıyoruz.
KEMAL ATADİYAR Tarafından hazırlanmıştır.
Copyright © ||TürkRuhu.Net.Org||Atatürkçülük,Türkçülük,Türk Kültürü,Türk Tarihi,Türk Dili,Türk Milleti Tüm hakları saklıdır.