Patriklige tüzel kisilik verilirse amaçlari yönünde çok büyük hukuki olanaklara sahip olacak:
"Dava açma; mal edinme; vakif ve dernek kurma; Ayasofya'nin Patrikhane'ye devri dahil tüm eski Ortodoks mal ve mülklerinin geri alinmasi; Istanbul disindaki eski akropolitliklerini resmen tanitma; yer yüzündeki bütün Ortodoks patrikleri ile bagimsiz kiliselerin ve bunlara bagli tüm kiliselerin evrensel tahti; Ekümenlik, Patriklik olarak yurt içinde ve disinda taninma; Devlet Baskani statüsünde protokolün ön siralarinda yer alma" gibi birçok hak ele geçirmis olacak. Ayasofya dahil, bütün camiye dönüstürülmüs kiliselerin tekrar eski islevlerine döndürülmesi; Istanbul ve Türkiye'nin dünya Ortodokslugunun merkezi yapilarak Türkiye üzerinde 3'üncü Ro-ma'nin (Patrige göre Yeni Roma) kurulmasi bir hayal olmaktan çikacak, Yunan Megali Ideasi gerçeklesme yolunda hiz kazanacaktir.
çizilen Yolda Patrigin Gerçeklestirdigi Etkinlikler
Patrigin hayalleri yukarida yaptigimiz degerlendirmeleri de asmakta, hirsi bütün Anadolu'ya yayilmaktadir.
Patrik, Etnos gazetesine verdigi demeçte, 7 Mayis 2000'de Kapadokya'da yapacagi ayin vesilesiyle "Hristiyanlar Anadolu'ya yerlesebilir" diyor ve sunlari ekliyor:
"Türkiye'nin Avrupa Birligi üyeligi, Anadolu'da önceden var olmus Hristiyan toplumlari, yasadiklari bölgelere tekrar yerlesirse, o zaman Patrikhane de o bölgelerde bulunan kiliselerin yeniden ayine açilmasini düsünebilir."
Patrik, çok dogru bir teshisle, bütün bu amaçlarina Türkiye'nin AB üyeligi sonunda kavusacagina inaniyor.
Türkiye'nin AB üyeligi, bu amaçlara ulasmasini büyük ölçüde kolaylastiracak, destekleyecektir, AB hayranlari bütün bunlari bilmiyorlar mi? Elbette biliyorlar.
Patrik, gerçekte amaçlari yönünde girisimlerini pervasizca sürdürüyor. AB üye adayligimiza gölge düsmesin diye Disislerimiz ve diger yetkililer susuyor.
Patrik Bartholomeos'un Son Faaliyetleri
25 Aralik 2000 günü, Hazreti Isa'nin dogusu ve 2000 yilinin bitisi Fener Rum Patrikhanesi'nde, degisik ülkelerden 12 Ortodoks Patrigi'nin katilimiyla kutlandi: "Mi-lenyum ayini".
ayine Yunan Disisleri Bakan yardimcisi Gregory Niotis de katildi, Yunanistan ve Romanya televizyonlarinda canli olarak yayimlandi. Yunanistan'dan uçak ve otobüslerle katilimcilar geldi.
Bartholomeos'un yönettigi ayine; Iskenderiye, Suriye, Sirbistan, Romanya, Bulgaristan, Gürcistan, Yunanistan, Polonya, Arnavutluk, çek Cumhuriyeti, Finlandiya ve Estonya'dan patrikler ve Türk Ermeni Patrigi katildi. ayini izleyen konsoloslar: ABD, Yunanistan, Romanya, Finlandiya, Yugoslavya, Ingiltere, Hollanda, Ukrayna.
26 Aralik günü de Hristiyan alemi açisindan kutsal sayilan "Iznik"te Bartholomeos'un daveti ile bulustular. Ayasofya Müzesi'nde (Lisile) ayin yapildi. Patrik sunlari söyledi.69 "Bu tarihi ve sirin Iznik'in Hristiyanlar için önemi vardir. Burada 2 konsil70 toplanmistir. Konsilin kararlari tüm Hristiyanlari baglayicidir."
Iznik Belediye Baskani bu ziyareti turizm açisindan "bulunmaz firsat"(?) olarak nitelemistir. Hepsi bu kadar mi sayin baskan? Ayni günlerde Yunanistan, Gümülcine'de yapilacak etkinlige davet edilen Kültür Bakanligi Halk Oyunlari ve Halk Müzigi topluluguna, Kültür Bakani Istemihan Talay'in, Disisleri Bakani Ismail Cem'in devreye girmelerine ragmen vize ve izin vermemistir.
Türkiye üye olduktan sonra Avrupa Birligi Parlamentosu "Eski dini yapilar yapilis maksadi disinda kullanilmayacak" karari alsa, ki beklemek gerekir; Ayasofya Müzesi dahil Türkiye'de yüzlerce, binlerce kilise ayni anda açilacaktir.
Yunan Megali Idea'si Kibris ve Ege Denizi amaçlarina ulastiktan sonra, Istanbul odakli olarak Türkiye üzerinde "Yeni Roma" Imparatorlugu'nun kurulus amacini izleyecektir. Bu sonuca ulasilmasi; Türkiye'nin AB üyeliginden yararlanacak olan Patrikligin gerçeklestirecegi ekümenlik71 ve tüzel kisilikle kolaylasacaktir.
Patrik'in Sifat ve Islev Olarak Benimsedigi"Yeni Roma" Isminin Tarihi Anlami
Bizans Imparatorlugu'nün bir diger ismi "Dogu Roma Imparatorlugu"dur. Bunun anlami: "Roma Imparatorlugu'nun dogu kisminda M.S. 395'te kurulan ve Istanbul'un 1453'te Fatih Sultan Mehmet tarafindan fethiyle ortadan kalkan imparatorluk".
Dogu Roma Imparatorlugu (Bizans); Roma Imparatorlugu'nun dogudaki topraklarim Germenlere ve Islavlara karsi yakindan koruyabilmek amaci ile kurulmustur. Bir siyasi ve askeri merkez olmasi düsünülmüstür. Bizans Imparatorlugu, gerçek anlamiyla Roma Imparatorlu-gu'nun ikiye ayrilmasindan sonra (395) dogdu.
Ana Britannica'ya göre (cilt 6, s.22): "Bizans Imparatorlugu, Dogu Roma Imparatorlugu olarak da bilinir."
"Rus Imparatorlari Eski Romalilarin "Sezar" unvanini alip "çar" haline getirmekle, kendilerini I. ve II. Roma'nin mirasçilari saydilar; son Bizans Imparatoru Konstantinos XI, Palailogos'un yegeni Zoe Palaiologina ile Moskova büyük dükü Ivan IIIü evlendirerek bu manevi soy baglantisini somut yoldan da gerçeklestirdiler."
Steven Runciman, Kutsal Roma'nin Hristiyanligi korumakla ilgili sorumlulugunun Moskova'ya geçtigini su sekilde açikliyor:
"Dogu Hristiyan dünyasinin idaresi, baskanligi, diger ellere geçerek Avrupa kültürünün dogmus oldugu Akdeniz kenarindan uzaklara, kuzey doguya, Rus steplerine kaydi. Ikinci Roma, yerini üçüncü Roma'ya, Moskova'ya birakti."74
Patrik Bartholomeos, l'inci, II'nci, III'üncü Roma gibi rakamlar kullanarak Moskova vb. ile tartisma çikarmak istemiyor. Evrensel (Ecumen) Patriklik ve Baspiskoposlugunun Bizans ile ilgili özlem ve yetkilerini "Yeni Roma" sözcügü ile; Yeni Roma'nin Patrigi ve Baspiskosu oldugunu belirterek açikliyor. Patrik için Istanbul yok Constantinople var; Türkiye yok, onun yerine ve üstüne "Yeni Roma" var.
Bizim için Patrigin unvani: "Yeni Roma'nin ve Istanbul'un Baspiskoposu ve evrensel Patrigi" degil "Fener Rum Patrigi"dir. Bunu saglamak için Basbakanligin, Disisleri Bakanliginin, Içisleri Bakanliginin Istanbul Valiliginin, Fatih Kaymakamliginin, MIT Müstesarliginin konuyu isleyip üzerlerine düseni yapmalari gerekir.
Türkiye'nin Avrupa Birligi üyeligi ile tehlikeye atilan (bazilarinin söylemi ile risk edilen) sadece Kibris, sadece Ege Denizi'ndeki haklarimiz, sadece ülkemizin bütünlügü ve sadece Atatürk'ün emaneti olan tam bagimsizligimiz, kayitsiz sartsiz ulusal egemenligimiz degil; tarihi ile, cografyasi ile, ulusu ile bütün Türkiye tehlikeye atiliyor.
Hiristiyan Misyonerlerinin Türkiye üzerindeki çalismalari
Konu ile ilgili olarak çok kapsamli bir arastirma yayimlandi.75 Bu yayinin etkisi ve yankisi ile televizyonlarda açik oturumlar düzenlendi. Konu hakkinda yeni bilgilere kavustuk. ATV Kanalinda Ceviz Kabugu isimli programda taraflari bir araya getiren Hulki Cevizoglu konuya egemendi. STV televizyonu da 13 Ocak 2001 Pazar gecesi bir programda konuyu gündeme getirdi.
Anlasiliyor ki Hiristiyanligin yapisi geregi her Hiristiyan kendi çapinda misyonerdir; dinini tanitmaktan sorumludur. Bir de Hiristiyanligi yayan özel görevliler (mission), dinsel görevliler, yetkililer var. Bizim buradaki kisa açiklamada üzerinde duracagimiz bu ikincilerdir.
13 Ocak 2001 STV programinda sadece Katolik misyonerlerin sayisinin 136 bin, AB misyonerlerinin 106 bin oldugu açiklanmis ve misyonerlik insanlara ulasma yolunda bir araç olarak degerlendirilmistir.
Bu programda misyonerlerin bütün dünyada çalismalarini sürdürdükleri, Türkiye, Kore, Suriye, ürdün, Lübnan... gibi bazi ülkelerde yogunlastiklari açiklanmistir.
Ergun Poyraz'in arastirmasi çok genis kapsamli ve içeriklidir. Alinti olarak tirnak içinde verdigimiz bilgiler bu basarili çalismadan alinmistir.
Yayin su alinti ile basliyor: "Papa II. John Paul, 2000 yilma girerken yani 24 Aralik 1999 tarihinde yayimladigi mesajla Hiristiyan misyonerlere hedeflerini isaret ediyordu":
"Birinci bin yilda Avrupa Hiristiyanlastirildi. Ikinci bin yilda Amerika ve Afrika Hiristiyanlastirildi. üçüncü bin yilda ise Asya'yi Hiristiyanlastiralim."
Açiklandigina göre Asya'yi Hiristiyanlastirmanin yolu da Türkiye'den geçmektedir ve çalismalarim bu sebeple Türkiye üzerinde yogunlastirmis bulunuyorlar.
Yayinda Mukaddes kitaptan alintilar yapilmis: "çünkü sana kulluk etmeyen millet ve ülke yok olacak ve o milletler tamamen harap olacak." (Isa'ya, 60. Bab 12. Ayet).
E. Poyraz birçok örnek vererek su tespitini açikliyor:
Copyright © ||TürkRuhu.Net ||Atatürkçülük,Türkçülük,Türk Kültürü,Türk Tarihi,Türk Dili,Türk Milleti Tüm hakları saklıdır.