1889'da da Orhon yazıtları diye anılan iki büyük yazıt daha ortaya çıkarılmıştır. Öteki yazıtlardan farklı olarak bunların arka yüzlerinde Çince metinler vardır. Danimarkalı Türkolog Vilhelm Thomsen 1893'de bu yazıtları çözmüş, böylece bunların Kültigin ve Bilge Kağan tarafından diktirildikleri, yazının Türkler'e özgü bir alfabe, dilin de eski Türkçe olduğu ortaya çıkarılmıştır.
Göktürk alfabesinin nereden türediğine ilişkin çeşitli görüşler vardır.
Kullanılan işaretler Runik diye isimlendirilen eski İskandinavca'daki işaretlere benzediği için Runik karakterli olduğu ileri sürülmüştür.
Thomsen ise Arami alfabesinden türediğini ileri sürmüştür.
Rus Türkoloğu Aristov işaretleri eski Türk damgalarına benzetmiştir.
En çok taraftar toplayan görüş ise Thomsen'inki olmuştur.
Göktürk Alfabesi 38 harf ya da işaretten oluşmaktadır.
Bunlardan 4'ü ünlü, 30'u ünsüz, 4'ü de hece işaretleri dir.
Ünsüzler de tek ünsüz ki 27 tanedir, çift ünsüz 3 tanedir, diye ikiye ayrılmaktadır. Harfler bitiştirilmeyip ayrı ayrı yazılır.
Sözcükler aralarına üstüste iki nokta konularak birbirinden ayrılır. Sözcük başı ve içindeki ünlüler yazılmazken sondakiler yazılır.
Göktürkler çağında yaygınlaşan bu ilk Türk yazısı ya da alfabesi yazıtlar dışında yazma eserlerde de kullanılmıştır. Doğu Türkistan yazmaları diye adlandırılan eserler bunu kanıtlamaktadır. Bu alfabenin Göktürkler'den sonra gelen Uygurlar döneminde de bir süre kullanıldığı görülmektedir. 759-760 yıllarında dikilen Şine-Usu yazıtı ile son yıllarda bulunan Taryat yazıtı bunu göstermektedir. Bunun dışında Göktürk alfabesi bazı değişikliklerle Bulgarlar, Peçenekler, Hazarlar ve Sekeller tarafından da kullanılmış ve böylece Orta Asya'dan Avrupa içlerine kadar yayılmıştır.
Alıntıdır
Copyright © ||TürkRuhu.Net.Org||Atatürkçülük,Türkçülük,Türk Kültürü,Türk Tarihi,Türk Dili,Türk Milleti Tüm hakları saklıdır.