Harf İnkilabı




Türk milletinin milli dili ve milli benliği bütün hayatında hakim ve esas kalacaktır.
(Atatürk)
Türk milletinin dili Türkçe'dir.
(Atatürk)
Türk dili, Türk milletinin kalbidir, beynidir.
(Atatürk)

Büyük Atatürk, özgürlük savaşırının ardından, Türk ulusuna yakışan, onu çağdaş uygarlığa yükseltecek devrimleri gerçekleştirme savaşma girişti.


Birçok devrimleri ele aldı. Bunların içinde çok önemli bir devrim vardı: O da Harf Devrimi idi.

Ulusumuz, o zamana kadar, okuma yazma Arapça harfleri kullanırdı. Bu harflerin öğrenilmesi çok güçlü. Bu yüzden de eğitim güçleşiyordu. Halbuki dilin akıcı, kolay yazılır ve anlaşılır olması halinde okur - yazar da o kadar çok olacaktı.

Atatürk, uzman bilim adamlarını topladı. Onlara, Türkçemizin yapısına en uygun gelen bir alfabe hazırlamalarını söyledi. 1927-1928 yılları içinde çalışan bir bilim kurulu, Latin Harflerinden oluşan bir Türk alfabesini ortaya çıkardılar.

Atatürk'ün de bulunduğu kurul, yeni Türk harflerim, Türk ulusuna sundu. Atatürk, İstanbul'da, Saraybumu'nda yapılan bir toplantıda bu yeni harflerimizi halka tanıttı. Halkımız da Atamıza ilk "Başöğretmen" adını verdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi de, l Kasım 1928 tarihinde yeni harfleri onayladı.


Bir süre gazeteler hem eski hem de yeni Türkçe harflerle yazılarak çıktı. O tarihten sonra Arapçanın yerini Türkçe alfabe aldı. Bu yeni harfleri öğrenmek için okullar seferber oldu. Genç, yaşlı bu kurslara koştu. Türk milleti, büyük bir sevinçle yeni harfleri öğrenmek için geceyi gündüze kattı. Kısa zamanda yurtta okumu-yazma bilenlerin oranı arttı.

Her yıl l kasım günü bu devrimi kutlarız. Radyolarda, televizyonlarda önemli konuşmalar yapılır. Okullarda bu devrim işlenir. Gazeteler de harf devriminin önemim ele alır ve ulusça Büyük Atatürk'e bir kez daha teşekkür edilir.

YENİ TÜRK HARFLERİNDEN ÖNCEKİ DURUM

Türkler, İslamiyetten önce, kendi ulusal alfabeleri olan Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardı. Bu alfabelerle önemli eserler bırakmışlardır.


İslamiyet'i kabul ettikten sonra yaklaşık bin yıl gibi çok uzun bir süre Arap harfleriyle okuyup yazmışlardır. Bu yüzden de Arap kültürü, Türklerin hayatının her alanında etkili olmuştur.


Arap harflerinin kullanılmasıyla Arap ve Fars kültürünün etkisi altına giren Türkçe, zamanla bozuldu. Zaten Arap harfleri, Türk diline uygun değildi. Osmanlı aydın ve sanatçılarının da Türkçe'yi terketmeleriyle Arapça-Farsça karışımı melez bir dil olan Osmanlıca ortaya çıktı. Osmanlıca, sadece yabancı sözcükleri almakla yetinmedi, yabancı dillerin kurallarını da uyguladı. Bir yığın yazım, anlatım sorunlarıyla varlığını sürdürdü.


Bu durumun içinden çıkamayanlar arasında daha Osmanlılar döneminde bile Latin harflerinin kabulünü isteyenler olmuştur.


19. Yüzyılda Ali Süavi, Namık Kemal gibi aydınlar, yazım ve alfabe sorunlarını tartışmaya başladılar.

Azerî yazar ve düşünür Fethali Ahundzade, 1863'te harflerin düzeltilmesi için bir tasarıyla İstanbul'a gelir. Daha sonraları da yeni bir alfabe (Kimilerine göre İslav, kimilerine gere Latin alfabesi) önerisiyle İstanbul'a gelirse de bir sonuç alınamaz Daha sonraki yıllarda ismail Hakkı (Baltacıoğlu), Kılıçzade Hakkı ."İçtihat" dergisi sahibi Dr. Abdullah Cevdet, Tanin gazetesi başyazarı Hüseyin Cahit (Yalçın) gibi ileri düşünceli aydınlar Latin harflerinin kabulü için tartışmalar yaptılar, yazılar yazdılar.


Tüm bu uğraşlar sonuç vermedi. Ancak Atatürk'ün kesin kararlılığıyla 1828 yılında tam olarak sonuca ulaşıldı.

ATATÜRK YENİ TÜRK HARFLERİNİ MÜJDELİYOR

Atatürk, 9 Ağustos 1928 Perşembe akşamı, Sarayburnu Parkı'nda düzenlenen aile eğlencesine katılır. Orada bulunan bir bayanın defterinden kopardığı yaprağa birşeyler yazdıktan sonra ayağa kalkarak:


"Sevgili arkadaşlarım,

Yanınızda ne denli mutlu olduğumu anlatamam. Duygularım) tek tek sözcüklerle anlatacağım.

Sevinçliyim, duyguluyum, mutluyum. Bu durumun bana esinlediği duyguları karşınızda ufak notlar halinde saptadım. Bunları içinizden bir yurttaşa okutacağım."

Gazi, elindeki notları orada bulunan bir gence verir. Genç, kağıda göz gezdirirken Gazi, kağıdı yeniden alarak şu sözleri söyler:
"Yurttaşlar, bu notlarım Türk harfleriyle yazılmıştır. Kardeşiniz bunu hemen okumaya çalıştı ve okuyabilirdi de. Ancak henüz tamamıyla alışmamış olduğu görülüyor. İsterim ki bunu hepiniz beş on gün içinde öğrenesiniz. Arkadaşlar, bizim ahenkli, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Yüzyıllardan beri riyfalarımızı demir çerçeve içinde bulunduran, anlaşılmayan ve anlayamadığımız Baretlerden kendimizi kurtarmak ve bu gerçeği anlamak zorundayız. Anladığımızın Berine yakın zamanda bütün dünya tanık olacaktır. Yeni Türk harfleriyle yazdığım notları bir arkadaşıma okutacağım,dinleyiniz."

Notlar okunduktan sonra Gazi yeniden ayağa kalkarak konuşmaya başlar ve şunları söyler:

"Yurttaşlar, arkadaşlar,

Çok söz, uzun söz bir şey için söylenir: Gerçeği anlamayanları gerçeğe getirmek için... ben bu dönemleri geçirdim.

Şimdi sözden çok iş zamanıdır. Artık benim için, hepemiz için çok söz söylemeye gereksinme kalmadı, kanısındayım. Bundan sonra bizim için çalışma, eylem ve yürümek gerekir. Çok işler yapılmıştır, ama, bugün yapmak zorunda olduğumuz son değil, ancak çok gerekli bir iş daha vardır:

Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir. vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu yurtseverlik, uluçuluk ödevi biliniz. Bu ödevi yaparken düşününüz ki, bir ulusun, bir toplumun yüzde onu okuma yazma bilir, yüzde sekseni bilmez türdendir, bundan insan olarak utanmak gerekir. Bu ulus, utanmak için yaratılmış bir ulus değildir; övünmek için yaratılmış, tarihini övünçlerle doldurmuş bir ulustur. Ama ulusun yüzde sekseni okuma yazma bilmiyorsa bu yanlışbizde değildir. Türk'ün öz yapışım anlamayarak kafasını birtakım zincirlerle saranlarındır. Artık geçmişin yanlışlarını kökünden temizlemek zamanındayız. Yanlışları düzelteceğiz. Yanlışların düzeltilmesinde bütün yurttaşların çalışmasını isterim. En çok bir yıl, iki yıl içinde bütün Türk toplumu yeni harfleri bütün yurttaşların çalışmasını isterim. En çok bir yıl, iki yıl içinde bütün Türk toplumu yeni harfleri öğreneceklerdir. Ulusumuz yazısıyla, kafasıyla bütün uygar dünyanın yanında olduğunu gösterecektir." Ulu Önder Atatürk'ün Sarayburnu Parkı'nda yaptığı bu konuşmadan kısa bir süre sonra 1 Kasım 1928 tarihinde yeni Türk harfleri kabul edilerek Türk ulusunun önüne yeni ufuklar açılmıştır

YENİ TÜRK ALFABESİNE HAZIRLIK SÜRECİ

Atatürk'ün 9 Ağustos'ta Sarayburnu Parkı'nda yaptığı konuşmadan sonra yurdun her yanında yeni harfleri öğrenmek ve öğretmek için halk arasında adeta büyük bir yarış başladı. Yeni Türk harflerini kullanmaya başlamışlardı.


Gazeteler söylevden hemen sonra başlıklarda, küçük haberlerde yeni Türk harflerini kullanmaya başlamışlardı. Halkımıza yeni Türk harflerinin tablosunu veriyorlardı.

Yurdun pek çok yerinde kurslar açılmaya başlandı. İstanbul Hattat Okulu, yeni Türk harfleri için bir ders açtı. İstanbul Belediyesi telefon rehberinin gelecek yıl yeni harflerle basılması için emir vermişti. Ticaret Odasında 15 Ağustos'tan itibarca imzalar yeni harflerle atılmaya başlandı.

İstanbul ve Ankara'da bazı devlet daireler kurslar açmış, Adalet Bakanı Mahmut Esat (Bozkurt) Kasım ayında verilecek hukuk diplomalarının yeni harflerle hazırlanmasını emretmişti. Eğitim müfettişleri için kurslar açılmıştı. Bu kurslarda yeni Türk harflerini öğrenen müfettişler bunları öğretmenlere, öğretmenler de halka öğreteceklerdi.


Devlet Basımevi gerekli harfleri istanbul'da döktürüyor, kitap basımına hazırlık yapıyordu. Millî Eğitim Bakanlığı'na yeni harflerle yazılan ilk dilekçe 21 Ağustos'ta verilmiş birçok kimse aralarında yeni harflerle mektuplaşmaya başlamıştı.

İllerde valiler, tahta basında memurlara ders veriyolardı. Diğer devlet daireleriyle birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı da kurslar açmış, yeni harflerle yazışmaya başlamıştı.


Bütün bu yoğun çalışmaları gözleyen Atatürk, yurt gezisine çıktığı Tekirdağ'da büyük bir mutlulukla şöyle diyordu:

"Az zaman sonra, yeni Türk harfleriyle gözler kamaştırıcı Türk manevî gelişmesinin erişebileceği gücün ve yaygınlığın uluslararası düzeyini, gözlerimi kapayarak şimdiden o kadar parlak görüyorum ki, bu görünüş beni kendimden geçiriyor

HARF DEVRİMİ'NİN SONUÇLARI

Arap harfleriyle okuma-yazma öğrenilmesi çok zor olduğu için Osmanlı döneminde olduğu gibi Cumhuriyet'in ilk yıllarında da okur-yazar oranı çok düşük düzeyde kalmıştır. Yeni Türk harflerinin kabul edilmesiyle beraber ülke adeta büyük bir okul halini almıştı. Devletin ve çeşitli kurumların büyük cabası, yeniliğe açık Türk ulusunun olağanüstü ilgisi ve isteği sonucunda okur-yazar oranı bir çığ gibi

arttı.Önceleri %1 Olardan, % 30'lara; son zamanlarda ise %80, 90'lara kadar ulaştı.

Başlangıçta görülen karışıklıklar, karşılaşılan zorluklar bir bir aşıldı. Yüzyıllar boyu aydınlar tarafından terkedilen Türkçe gittikçe gelişmeye, işlek ve zengin bir dil olmaya başladı.


Okuma-yazma oranının artması doğal olarak eğitim, bilim ve kültür alanında da büyük gelişmelere zemin hazırladı. Okulların sayışı çoğaldı, üniversiteler açıldı, Türkçe bilim ve sanat yapıtları yazılmaya başlandı.

Bütün bunlar aslında bir kültür devrimidir. Çünkü Türk ulusu, yeni harflerle eski kültürün olumsuz tüm etkilerinden sıyrılmış; ileriye dönük, çağdaş, modern bir kültür hareketinin içine girmiştir.

Atatürk'ün Türk Dil Devrimi'nin müjdesi olarak 9 Ağustos 1928 akşamı Sarayburnu Parkı'nda söylediği: "Bizim zengin ve ahenkli dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir." sözlerindeki yargı artık gerçekleşmiş; Türk dili bir bilim, sanat, kültür dili olarak bütün uygar dünyaya kendini göstermiş, kabul ettirmiştir.

ATATÜRK'ÜN DİL KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ

Kültür ve bilim işlerimiz üzerine ulusça gönüllerimizin titrediğin! bilirsiniz. Bu işlerin basında da Türk tarihini doğru temeller üzerine kurmak; öz Türk diline değeri olan genişliği vermek için candan çalışılmakta olduğunu söylemeliyim. Bu çalışmaların göz kamaştırıcı verimlere ereceğine şimdiden inanabilirsiniz.

Her şeyden önce bu gelişmenin yapı taşı olan işe değinmek isterim. Her araçtan önce büyük Türk ulusuna onun bütün emeklerini kısırlaştıran çorak bir yol dışında, kolay bir okuma-yazma anahtarı da vermek gerekir.

Büyük Türk ulusu bilgisizlikten, az emekle kısa yoldan ancak kendi ve soylu diline kolayca uyan böyle bir araçla sıyrılabilir. Bu okuma-yazma anahtarı ancak Latin kökünden alınan Türk alfabesidir.

Küçük bir deneme, bu Türk harflerinin, Türk diline ne kadar uygun olduğunu, kentte ve köyde yaşı ilerlemiş Türk çocuklarının ne kadar kolay okuyup yazmalarıyla güneş gibi ortaya çıkarmıştır. TBMM'nin kararıyla, Türk harflerinin yasalaştırılması bu yurdun yükselme savaşında başlıbaşına bir geçit olacaktır.

İlerlemiş uluslar topluluğuna aydın, yetişkin bir ulusun dili olarak er geç girecek Türkçe'ye bu yeni canlılığı kazandıracak olan üçüncü Büyük Millet Meclisi yalnız sonu gelmez Türk tarihinde değil, bütün insanlık tarihinde seçkin bir yer tutacaktır.
Efendiler,

Türk dilinin kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğe kavuşması için, bütün devlet teşkilatımızın dikkatli, ilgili olmasını dileriz.

Dil Kurumu, en güzel ve feyizli bir iş olarak türlü bilimlere ait Türkçe terimleri tesbit etmiş ve bu suretle dilimiz yabancı dillerin etkisinden kurtulma yolunda esaslı adımım atmıştır.

Türk dili, dillerin en zenginlerinden biridir, yeter ki dil bilinçle işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığım korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı dillerin boyun-duruğundan kurtaracaktır.

(Söylev ve Demeçler'den alınmıştır)










Copyright © ||TürkRuhu.Net.Org||Atatürkçülük,Türkçülük,Türk Kültürü,Türk Tarihi,Türk Dili,Türk Milleti Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2006-08-09 (2471 okunma)

[ Geri Dön ]


 
Anasayfa
Forum Albüm Hesabınız
oyun komedi sohbet
Sitemizin Telif Hakları Türk Irkına aittir.Her Türlü Bilgi Alıntı Yapılabilir
Turkruhu.Net.Org Kesintisiz Hizmet İçin Gücünü HTBilgi Sunucularından Almaktadır.
PHP-Nuke Copyright © 2004 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
Arşiv Sitemap.xml atatürk atatürk ün atatürk üniversitesi atatürk resimleri atatürk ilkeleri atatürk ün hayatı atatürk kültür atatürk kültür merkezi atatürk havalimanı atatürk anadolu atatürk hava kemal atatürk atatürk ilke atatürk\'s atatürk anadolu lisesi atatürk lisesi mustafa kemal atatürk atatürk şiirleri atatürk hava limanı atatürk\'s life atatürk resim atatürk fotoğrafları atatürk hayatı ankara atatürk anadolu lisesi atatürk resmi atatürk ve spor atatürk havaalanı atatürk ilke ve inkılapları atatürk devrimleri atatürk ve matematik atatürk dönemi atatürk organize atatürk inkılapları atatürk eğitim atatürk barajı atatürk ve sanat atatürk ün gençliğe hitabesi atatürk ün ilkeleri atatürk ün hayati atatürk ün sözleri atatürk inkilapları atatürk ve bilim atatürk orman çiftliği atatürk ilke ve inkilapları atatürk ün anıları atatürk sözleri atatürk organize sanayi atatürk kitaplığı erzurum atatürk üniversitesi atatürk olimpiyat stadı atatürk ve müzik atatürk fen lisesi atatürk ve eğitim atatürk anıları izmir atatürk lisesi ingilizce atatürk atatürk ilköğretim okulu atatürk ve gençlik atatürk hakkında atatürk ve çocuk 10 kasım atatürk atatürk life atatürk ün kişisel özellikleri atatürk ün hayatı ingilizce atatürk şiir atatürk fotoğraf atatürk ün kişiliği atatürk ün resimleri atatürk havalimani atatürk ünüversitesi beşiktaş atatürk anadolu lisesi atatürk kütüphanesi atatürk sanat ankara atatürk lisesi atatürk haftası atatürk com atatürk matematik atatürk ün özdeyişleri 19 mayıs atatürk atatürk bilim atatürk organize sanayi bölgesi atatürk ve cumhuriyet atatürk nutuk atatürk resimler life of atatürk atatürk özdeyişleri atatürk üni atatürk fotografları atatürk ün ölümü atatürk hava alanı atatürk spor atatürk hava limani atatürk foto atatürk araştırma merkezi atatürk inkilaplari atatürk ilke ve inkilaplari istanbul atatürk fen lisesi www atatürk com atatürk milliyetçiliği atatürk çocuk atatürk ünv atatürk duvar atatürk ve din atatürk ve laiklik atatürk köşesi atatürk ingilizce atatürk üniverstesi atatürk ve kadın atatürk wallpaper izmir atatürk organize sanayi atatürk ün ankara ya gelişi atatürk portreleri atatürk ve türk dili çapa atatürk ilköğretim atatürk ün sevdiği şarkılar atatürk üniversitesi öğrenci işleri istanbul atatürk havalimanı atatürk büstü atatürk ilke ve inklapları atatürk müzik atatürk ün ingilizce hayatı atatürk ile ilgili şiirler atatürk ve edebiyat atatürk üniversite atatürk eğitim fakültesi resimlerle atatürk atatürk portresi atatürk albümü atatürk hayatı ingilizce atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi atatürk ile ilgili anılar atatürk ve dil atatürk ün devrimleri atatürk geometri atatürk imza atatürk müzesi atatürk üniv m kemal atatürk nutuk atatürk atatürk inklapları atatürk kronolojisi atatürk sözler atatürk universitesi samsun atatürk anadolu lisesi atatürk anılar atatürk ve geometri atatürk fotoğraflari 19 mayıs atatürk ü anma gençlik ve spor bayramı atatürk 10 kasım atatürk vecizeleri bolu atatürk lisesi ingilizce atatürk ün hayatı atatürk ve hayatı atatürk öğrenci yurdu atatürk ün vecizeleri atatürk jpg atatürk net atatürk öğretmen atatürk ün eserleri atatürk şiiri atatürk dönemi dış politika atatürk ten anılar atatürk ve ekonomi atatürk ün bilime verdiği önem atatürk çiçeği istanbul atatürk kültür merkezi atatürk anı cumhuriyet ve atatürk atatürk siteleri atatürk ün samsun a çıkışı atatürk ün sanata verdiği önem atatürk olimpiyat stadyumu atatürk ün inkılapları izmir atatürk organize sanayi bölgesi başöğretmen atatürk atatürk kimdir atatürk gençliğe hitabe atatürk özdeyiş atatürk ün nutku atatürk hayati atatürk ün çocukluğu gençliğin atatürk e cevabı atatürk english atatürk ve demokrasi atatürk vecize atatürk ün inkilapları the life of atatürk atatürk imzası atatürk kültür merkezi istanbul atatürk oratoryosu atatürk ve 23 nisan atatürk ün eğitime verdiği önem 23 nisan atatürk atatürk posteri atatürk ve güzel sanatlar atatürk ve kurtuluş savaşı atatürk ün özellikleri atatürk üniversitesi erzurum atatürk\'s principles